2 Şubat 2013 Cumartesi

Gardenya ile Lale


Dün iki saksı çiçek daha katıldı evdekilerin arasına. Araştırmalarım gösteriyor ki; bu defa işim biraz daha zor. Buyrun beraber bakalım:
"Güzel kokulu gardenyalar genellikle ilkbahar ve sonbaharda olur. Ev ortamında zamansız ekilen gardenya sağlıklı büyümez ve çabuk bozulur. Seralarda ise kış boyunca da çiçeklenebilmektedir.
Gardenya bakımı zor bir bitkidir. Eve alıp geldiğiniz gardenyanın birkaç gün içinde tomurcukların açmadan döküldüğünüğ görebilirsiniz. Bunun nedeni havasız ortam ve eksik nemdir.
Gardenya bol güneş ister, Evde ışığa bakan özellikle sabah güneşinin alacağı doğu yönünde bir yere terleştirilmelidir. Bulunduğu ortam çok nemli olmalıdır. Bunun içinde; toprağına ve sulamasına dikkat etmek gerekir.
Gardenya toprağı: Toprağı asitli olmalı, suyu iyi süzdürür olmalı. Aynı zamanda çabuk kuruyucu özelliği olmalı. Şu ölçülere göre karışım her açıdan gardenyalara uygundur:
4 ölçü kestane toprağı + 3 ölçü saf torf + 2 ölçü ponza taşı
Yukardaki karışıma bir alternatif: İyi bahçe toprağı + kırmızı killi toprak + Ponza taşı.. Bunda her üçünün oranları eşit olmalı. Torbalarda hazır karışım olarak satılan özel açelya toprağı da uygundur, yalnız gardenya çabuk kuruyan ve havadar olan toprağı daha çok sever. Onun için o toprağa da beşte bir kadar ponza taşı ekleseniz çok iyi olur.

Sulama dengelerine çok dikkat edilmeli: Toprağı yarıya yakın nem kaybettiği zaman ılık su ile sulayın. Gelişmesinin durduğu zamanlarda daha da seyrek sulayın. Çiçeklenme tomurcuklanma dönemlerinde toprağı nemini değil ıslaklığını yitirince sulayın (yani bu dönemde toprak daha nemli kalmalı). Fazla ıslak toprakta uzun zaman bulunması veya kuru toprakta uzun zaman bulunması yüzünden çiçek tomurcukları açmadan bozulur. Ayrıca, suladıktan sonra alttan çıkan suyun tabakta beklemesi toprağın o suyu emmesine sebep olur. Buna izin vermeyin, altta biriken suyun saksıyla temas halinde olmamasını sağlayın. Mesela alt tabağı içine üç tane iri çakıl taşı koyup saksıyı bu taşların üstüne koyabilirsiniz.
Tropikal bir bitki olduğu için nemli ortam sağlamak ve yapraklarına su püskürtmek gerekir. Yapraklarına su püskürtme işinde dikkatli olmalısınız, sisleme gibi çok ince püskürtme yapan bir fısfıs kullanın ve yapraklarında su damlacıklarının birikmeyeceği şekilde az ama gün içinde birkaç defa su püskürtün. Su püskürtmesini 20 dereden az sıcakta en fazla günde bir defa, daha fazla sıcaklıklarda duruma göre günde birkaç defa yapmalısınız. Bu su kireçsiz ve biraz ılık olmalı."
(kaynak: http://www.cicekstra.com/gardenya-dogru-bakim-ister.html)
Lalenin bir hikayesi de var ;)
"Lale (Tulipa) zambakgiller (Liliaceae) familyasından Tulipa cinsini oluşturan güzel çiçekleri ile süs bitkisi olarak yetiştirilen, soğanlı, çok yıllık otsu bitki türlerinin ortak adı.
Anavatanı Pamir, Hindukuş ve Tanrı dağlarıdır[1]. Türkler göçleri esnasında bu bitkinin soğanlarını Anadolu'ya getirmiştir. 1500'lü yıllarda Avrupa'ya Anadolu'dan giden lale özellikle Hollanda'da çok yaygındır. Soğanlarının üzerinde zarımsı bir örtü bulunur. Etli ve yeşil 2-8 yaprağı vardır. Çiçekler, saplar ucunda çoğunlukla bir, bazen ikidir. Çiçek parçaları altılıdır. Kırmızı, sarı ve ara tonlarda renklere sahiptir.
16'ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hollanda Kralı'na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar'ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar'ı hayranlık içinde bırakmışlardır. Böylece günümüze kadar dünya'nın en fazla lale üreten ülkesi Hollandaolmuştur.

Lale özellikle doğu kültür ve mitolojilerinde özel bir yere sahiptir. Edebi eserlerde sıkça kullanılmasının yanı sıra mitolojilerde de lalenin ortaya çıkışına dair farklı ve çok çeşitli hikâyeler bulunmaktadır. Bunların en ünlüsü ve özellikle doğu edebiyatında en sık kullanılanı Pers mitolojisindeki lalenin kökeni söylencesidir. Bu söylenceye göre yaprağın üstündeki bir çiğ tanesine yıldırım düşmüş, böylece çiğ tanesi ve yaprak alev almıştır. Daha sonra donarlar ve lale meydana gelir. Bu hikâyeden yola çıkarak, lale çiçeğinin ortasındaki koyuluğun bu yanma işleminin sonucu olduğuna inanılırdı."
(kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Lale)

Biraz detaylı olan bakım koşulları için ise aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz:
http://www.bitkivecicek.com/lale-bakimi-ve-yetistirilmesi


31 Ocak 2013 Perşembe

Türk Kahvesi Takımı ve Sosluk

Şu sıralar birçok blogda birbirinden güzel çekilişlerle karşılaşıyor ve katılmaktan alamıyorum kendimi. Siz de -özellikle benim gibi Türk kahvesi düşkünü iseniz- kendinizi alamayın bence :)


http://ratatoule.blogspot.com/2013/01/hediye-cekilisime-buyrun.html

28 Ocak 2013 Pazartesi

Bi Tane Daha



http://www.ahududusu.com/2013/01/ilk-cekilisim.html


Bir çekilişin içinde kitap olur da ben katılmaz mıyım? İsteyenler yukarıdaki linke tık tık ;) 

27 Ocak 2013 Pazar

Kitap Çekilişi Vaaar!




http://kitapsayfalarii.blogspot.com/2013/01/kitap-sayfalarnn-1-yas-serefine-kitap.html

Sevgili blogcanlar (özellikle de kitap-sever olanlar) güzel bi çekiliş var. Hem kitap, hem de üç adet... Yukarıdaki linke tıklamanız önerilir.

Sevgiler...

24 Ocak 2013 Perşembe

Ömrümüzden Bir Sene (Another Year)


Ömrümüzden Bir Sene

Yıllar geçmiştir ama Tom ve Gerri'nin birbirine olan sevgisi değişmemiştir. Günler  de birbirinin aynı gibidir. Bu sevimli çiftin etrafındaki insanlarla hareketlenen film, oyunculukların kusursuzluğuyla keyifleniyor. Gerçekten her biri oynadığı karakteri üzerine çok güzel giymiş. "Mary"yi oynayan Lasley Manville'e ise ekstra bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Tabi bunda, "Mary"nin insanın içini acıtan yalnızlığının da payı olabilir. 

Yalnızlık mutsuz ediyor bea...

Yanımızdan sevdiklerimiz eksik olmasın ;)

Sevgiler...

22 Ocak 2013 Salı

"Salvador Dali İzmir'de" Sergisi


Bugün keyifli bir etkinlik yaptım blogcanlar ve sizlere de duyurmak istedim ki bu keyfi yaşama şansını siz de yakalayın. 



İspanyol ressam Salvador Dali'nin 46 eserinden oluşan sergi, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde (AASSM), 2 Mart'a kadar sanatseverler tarafından ücretsiz gezilebilecek. Sergide 13'ü "Zodyak Serisi"nden olmak üzere toplam 46 adet özgün eseri yer almakta. Bunun yanında sanatçının eserlerinden başka, çılgın ruhunu sergileyen fotoğraf kareleri de yer alıyor sergide. Bu da ayrı bir hoşluk katmış bence...


Sıradan bir gününüzü çılgın bir ressam için ayrılacak kısa bir zaman dilimi ile tatlandırmak hoş bir fikir olabilir bence...

Sevgiler...

18 Ocak 2013 Cuma

CM101MMXI Fundamentals


CM101MMXI FUNDAMENTALS

Cem Yılmaz' ı çok severiz eşimle. Yazık ki canlı gösterisini izleme şansımız hiç olmadı, evde DVD' leriyle yetinmeye çalıştık bugüne kadar. 

Gösterisini sinema salonunda izlemek ise bana göre keyifliydi. Ne denir ki? Bütün salonu kırıp geçirmek gerçekten büyük başarı kanımca. Adam zeki, espriler de kaliteli. Yazacak, çizecek çok bişey yok yani bu konuda. Gidin, gülün, eğlenin bence. Pişman olmayacaksınız, garanti ediyorum. Hatta ben bi daha mı gitsem diye bile düşünmüyor değilim (doyamadım demek ki:) Duyumlarıma göre, DVD versiyonu daha uzun olacakmış, ona saklıyorum hevesimi. Hem üstünden biraz da zaman geçer unuturum şakaları ;)

Keyifli seyirler...







15 Ocak 2013 Salı

Nazım Hikmet 111 Yaşında

Bugün usta şairin 111. yaşı, çok yerde bir dizi etkinliklerle kutlanmakta. (Yazık ki ben bu akşam İzmir-Sanat'taki etkinliğe önceden verilmiş sözümüz olduğundan katılamayağım:(

En sevdiğim şiirlerinden birini paylaşmak istiyorum sevgili blogcanlar:


Yaşamaya Dair - I

Yaşamak şakaya gelmez, 
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın 
                     bir sincap gibi mesela, 
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, 
                      yani bütün işin gücün yaşamak olacak. 

Yaşamayı ciddiye alacaksın, 
yani o derecede, öylesine ki, 
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 
yahut kocaman gözlüklerin, 
                     beyaz gömleğinle bir laboratuvarda 
                               insanlar için ölebileceksin, 
                     hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, 
                     hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, 
                     hem de en güzel en gerçek şeyin 
                                  yaşamak olduğunu bildiğin halde. 

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, 
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, 
         hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 
         ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, 
                                yaşamak yanı ağır bastığından.




Etkinliklerden bazıları bir süre devam ediyor(muş). Kaçırmayın:
http://ucretsizetkinliklerrehberi.com/?p=2633





Şiirle kalınız...

14 Ocak 2013 Pazartesi

Paris Manhattan

Paris Manhattan

Yönetmen:
 

Oyuncular: 
Alice Taglioni, Patrick Bruel, Marine Delterme 
Tür: 
Komedi , Romantik
Ülke: Fransa
Özgün sinemacı Woddy Allen'ın hayranıdır Alice. Odasında dev bir posteri vardır. Hayata dair sorularının cevaplarını alır bu posterden (Woddy Allen'ın kendi sesini duyarız burada).

Tahmin edileceği üzere Alice'in hayatının aşkını bulma serüveni vardır illa ki ve de mutlu sondur final. Ancak bu klişelere rağmen filmin kurgusunun kendine özgülüğü, karakterlerin "cuk" oturuşu, bu samimi ve iddiasız romantik-komediyi gayet başarılı kılıyor. Filmde Woddy Allen'ın yer aldığı minicik sahne de son derece hoş bir sürpriz diye düşünüyorum.

Sevgiler...




7 Ocak 2013 Pazartesi

2012'de Okuduğum Son Kitap




Bitirdiğimiz yılda okuduğum son kitabı nihayet paylaşıyorum blogcanlar...

"Kişisel Gelişim" kitaplarını sevenlerin keyif alabileceğini düşündüğüm bir kitap "Haset ve Rekabet-Kendi Kuyruğunu Yiyen Yılan". Yazar, kitabında  Psikoloji alanıyla alakalı terimlere çokça yer vermiş de olsa, alanın yabancısı olanlar tarafından da rahatça anlaşılır bir üslupla yazmış olduğundan herkesin severek okuyacağı kanısındayım.

"Haset" ve "Rekabet" denen "Kendi Kuyruğunu Yiyen Yılan" ın sadece yıkıcı bir etkisi mi vardır? Yoksa insanın, içindeki enerjisini olumluya çevirmede başvurulabileceği bir iç kaynak mıdır aynı zamanda? Bir de, bu iki kavram erkekte ve kadında nasıl gösterir kendini ve bu cinsiyet rollerindeki farklılıkların altında yatanlar nelerdir?

Bana göre tüm bu soruların cevaplarını vermiş Leyla Navaro...

Hem tanıdık, hem de yepyeni şeyler söylemiş yani.

2013'te daha daha daha çok okumayı diliyorum. Hem kendime, hem tüm kitap-severlere...

Keyifli okumalar...

4 Ocak 2013 Cuma

Vinkara Quattro Pembe Keyfi


Şaraptan başka alkollü içecek içemediğimi bilen dostlardan biri "Tam senlik bir şarap buldum" iddiasıyla ikram etmişti bir akşam dost sohbetinde. Sonrasında hastası olduğum bu lezzeti sizlere tanıtmak istemekteyim.


"Hamburg Misketi'nden gelen gül, misket limonu kokuları yanısıra çilek, kiraz gibi kırmızı meyve ve greyfurt, mango, kivi kokuları içeren pembe sek şarap"  diye tanımlanmış şarabımız Vinkara' nın web sitesinde (http://www.vinkara.com). Yemekle beraber yakıştığı gibi aperatif olarak da tercih edebilirsiniz kanımca. Yumuşak ve aromatik bir tadı var. 

Ayrıca araştırmalarım sonucu ödüllü bir şarap olduğunu da öğrendim.

Kendisi, Vinkara’nın ödüllü şaraplarından biri olup; 2011 senesi “Şarap Dostları Derneği - Türkiye’nin En İyi Genç Şarapları Tadımı”ndan Gümüş Madalya almış. 
(http://www.sarapgunlugu.com/ShowBlog2.aspx?Web=redlover&CId=160159)

Nacizane önerilir efendim.

Keyifli günler...






25 Aralık 2012 Salı

Mim

Sevgili "deeptone" (http://sadevederin.blogspot.com) geçtiğimiz günlerde, yorum bırakarak beni mimlediğini haber vermişti fakat ben ancak fırsat buluyor ve cevaplamaya başlıyorum:

Blog Listemde Görmek İstediklerim ve İstemediklerim:


Samimi olarak fikirlerini paylaşmak için yorum bırakan, herhangi bir konuda bilgilendiren, eğlenceli, sevimli, sıcak blogcanlar özellikle görmek istediklerim. Bunun yanında özellikle kitaplar, yazarlar ve filmler konusunda paylaşımda bulunanlara daha fazla ve daha da severek zaman ayırdığımı söyleyebilirim.

Bir de çekilişlerin bazılarına katılmaktan kendimi alamıyorum ben. Keyifli buluyorum. (Bloğumda da paylaşmıştım iki defa da hediye kazandım yakın zamanda, izleyenler bilirler.) Ben zaman ayıramam açıkçası (işimin yoğunluğundan) çekilişiydi, kargosuydu... Hakikaten bu konuda emek veren blogcanları da ayrıca kutluyorum.

Görmek istemediklerim veya istemeyeceklerim ise; yorumlarıyla kırıcı eleştirilerde bulunanlar, çok çok özelini paylaşanlar, özel fotoğraflarına çokça yer verenler olabilir. Bir de (birçoklarımız gibi) argo ve cinsellik içeren paylaşımlar çok manasız geliyor. (Ama, nihayetinde herkes özgürdür dilediğini paylaşmakta/yazmakta.) 

Yeni Yıl Dileklerimiz:




"İktisat" biliminin dediği üzere, "ihtiyaçlar sınırsız, kaynaklarsa kıt". İnsanoğlunda arzular şelale. Benim de öyle tabi. Kendim için şunu diliyorum:

İş hayatından artık nefret ettiğimi, yazdıklarımı takip edenler hissetmiştir. Allah'tan dileğim; beni bulunduğum işten kurtarması. İnsanın huzurla çalışabileceği bir ortamı olmayacaksa hiç olmasın daha iyi.

Bunlar da herkes için gelsin.


HUZUR, HUZUR, HUZUR

SAĞLIK, SAĞLIK, SAĞLIK

PARA, PARA, PARA

Kroyum ama para bende
(http://www.resimler.tv/resim3647.htm)


Sevgiler...

Not: deeptone, gecikme için kusura bakmazsın umarım.



18 Aralık 2012 Salı

Özel Hayatın Gizsizliği

Sosyal ağlar konusunda düşündüklerime tercüman olan bir "blogger"ın yazısını paylaşmak istiyorum sizlerle blogcanlar:

http://elayzaa.blogspot.com/2012/12/sosyal-medya-delileri.html






İkinci Hediyem :)

Aşağıdaki postuma şöyle bir yorum yazmıştı Buket Özmen:  


"Merhaba Zeze hanım!! Siz çekilişler hakkında bilgi verirken ben size güzel bir haber vermek istiyorum :)) Bloğumda bir tarifte 50. okura tarifteki keki göndereceğimi söylemiştim.. (http://ucankaravan.blogspot.com/2012/08/nesquickli-kek-okurlara-surpriz.html)Siz bloğumun 50. takipçisisiniiiizz :)) Eğer bana ulaşır ve mail atabilirseniz ben sözümü tutmak istiyorum :)) En kısa zamanda haberlerinizi bekliyorum :)) "
(http://peacelilyozge.blogspot.com/2012/12/ylbas-cekilisleri-suruyor.html)

Vee, bugün aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz şirin ve de leziz  kurabiyelerim kargo ile  işyerime geldi. Ailesinden uzakta okuyanlar/çalışanlar buna benzer deneyimler çok defa yaşamışlardır sanıyorum. Ancak hiç ailemden uzakta kalmadığımdan daha önce bu duyguyu tatmamış biri olarak hayatımda ilk defa kargo ile kurabiye aldım ben bugün. İnanılmaz mutlu oldum. Kendisine buradan tekrar teşekkürlerimi gönderip ellerine sağlık demek istiyorum. 

özellikle kardanadam ne şirin di mi?

Ayrıca sapasağlam geldiler, tek birine zerre zarar gelmemiş. Paketlemedeki itinasından dolayı da kendisini buradan kutlarım.

Bu arada bu sene maaşallahım var hakikaten. 2013 gelmeden ikinci hediyemi almış bulunuyorum, devamının gani gani gelmesini kendim için ve sizler için diliyorum blogcanlar  :)

Not: Yorumunda "kek" diyor "neden  kurabiye?" derseniz, kendisi öyle arzu etmiş. Ama yalanım yok, kurabiye, keke kıyasla daha önceliklidir benim için. Sözün özü güzel tesadüf, Allah gönlüme göre veriyor vesselam:)

Hediyeniz bol olsun!!! 

17 Aralık 2012 Pazartesi

Bence Kaçırmayın!





Eşimle bir hafta önceden pazarlığını yapmıştım "Hediyelik Eşya Fuarı" nın. Malumunuz  bir bayan olarak bayılırım böyle şeylere.

Henüz yeni yıl hediyelerini seçemeyip kara kara ne alacağını düşünenlere güzel alternatifler sunduğu gibi, kendimiz için de özellikle yöresel ürünler bulabileceğimiz güzel bir organizasyon.

Bizim seçimlerimizden önerebileceklerim ise şöyle:

"Tarhana Baba Ev Tarhanası" :

Tarhana kimileri için vazgeçilmez bir lezzet iken kimileri ağzına sürmez. Ama inanın  bu özel Uşak Tarhanası enfes. Giderseniz bu standı mutlaka ziyaret etmeli ve ziyaretçilerine bulundukları ikramı reddetmemelisiniz. Benim bayıldığım bu çorbayı içmekte son derece nazlanan eşim, ikramın üzerine bir paket almayı kendiliğinden teklif etti desem size iyi bir referans sunmuş olur muyum bilmem?

Bu arada isteyenler internet üzerinden de sipariş verebilir:
(http://www.tarhanababa.com/)

"Sağlık Kahveleri":

Vazgeçemediğim içecek Türk Kahvesi'ni farklı formlarda sunan "Hedef Bitkisel" de kesinlikle uğranılması gereken standlardan.

Çeşitli meyvelerin kahveleri üretilerek daha sağlıklı kahveler hedeflenmiş.Ben, kararında içilen kahvenin zararlı olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Ancak, farklı kahve tatları beni illa ki cezbeder. Daha önce çok beğendiğim bir çeşit olan "Menengiç Kahvesi"ni (http://www.peacelilyozge.blogspot.com/2011/11/kahveci-hacbaba.html) burada bulunca sevinçten uçtum diyebilirim. İkram edilenlerden "Çörekotu Kahvesi" de fena değildi. Üzüm Çekirdeği, Kabak Çekirdeği, Hindistan Cevizi,  Fındık, Kayısı Çekirdeği, İncir Çekirdeği ve Kestane Kahvelerinden ise -aklım onlarda kalmış olsa da- almaya cesaret edemedim. 

Menengiç Kahvesi ise özellikle sütle çok hoşuma gitti. İyi ki almışız :)

Merak edenler ve sipariş etmek isteyenler için ayrıntılı bilgi:
http://www.hedefun.com/

"Bereket Şelalesi" :

Evimiz için dekoratif bir şelale aldık.




Fotoğraftakinin bir benzeri bizimki de (Kendimizinkinin fotoğrafını çekip bilgisayara aktarmaktan daha pratik geldi internetten bir fotoğraf eklemek. Üşengecim kabul :) İçine su koyup elektriğe takınca şıkır şıkır cici ve de mini şelaleniz akmaya başlıyor. Yalnız, 
sevgili dostlar asıl önemli noktayı paylaşıyorum sıkı durunuz:





Şimdi efenim eski bir Çin Öğretisi olan "Feng Shui" ye göre bu şelaleler evin kuzey-batı köşesine koyulduğu zaman bereketi ve parayı çekiyormuş!!! Satan bayan öyle dedi. Tabi  bu büyülü cümleler bende "Bu, bi işaret olmalı" kanaati uyandırmayı başardı ve bir şelalemiz oldu. (Yalnız bir sorun var. Evimizin kuzey-batısını tespit ettiğimizden çok da emin değiliz. Bir pusula da bulursam 2013'te zenginim a dostlar :)



Bu arada tabi ki meraklısına detaylı bilgi için tık tık:
http://www.fengshui-tr.com/







13 Aralık 2012 Perşembe

Davetliyim

Bu çekilişe davetliyim. Demek bu da bana çıkacak :) Ama belli olmaz siz gene de şansınızı denemek istiyor olabilirsiniz. 

O zaman tık tık:


http://hayatreceli.blogspot.com/2012/12/recelin-yeni-yil-bakim-cekilisi-baslasin.html

Bol şans...

İlk Yılbaşı Hediyemi Aldım :)

Hayatımda ilk defa bir çekilişten hediye kazanıyorum sayın izleyiciler...

Sevgili "elfony" nin yılbaşı çekilişine katıldığımı şurada duyurmuştum: 
(http://www.peacelilyozge.blogspot.com/2012/12/cici-bir-cuzdan-cekilisi.html)



Veee, bu çekilişin talihlisi ben oldum. 


Lay-lay-tri-lay-lay :)




Dün elime ulaştı. Gerçekten çok cici. Öylesine güzel işlemiş ki, elfony'ye buradan tekrar ellerine sağlık diyor, çok çok teşekkür ediyorum. 

Umuyorum 2012'nin ilk hediyesi olan bu sevimli tilki bana uğur getirir.

Sevgiler...



11 Aralık 2012 Salı

Yılbaşı Çekilişleri Sürüyor...


Sevgili "moonlightcat13" kendi kitabı ve yanında çok cici şeylerle güzel bir yılbaşı hediyesi hazırlamış. 
Şansını denemek isteyenler buyursun:


http://moonlightcat13.blogspot.com/2012/11/9-cekilisime-hepiniz-davetlisiniz.html

2 Aralık 2012 Pazar

Marginata (Dracaena Marginata)


Yeni bir salon çiçeğimiz daha oldu. Bakımının da oldukça zahmetsiz olduğunu öğrendim. Pek nazlı değil anladığım kadarıyla. Umarım yerini sever ve uzun süre bizimle olur.

Her zamanki gibi benim gibi çiçek meraklıları için bakım özelliklerini paylaşıyorum:

"Yaprakları yeşil renkli, şerit şeklinde uzanan bu bitki iç mekanlarda tercih edilen bir süs bitkisidir.

Dracena Marginata Marginata Çiçeği Bakımı ve Yetiştiriciliği



Marginata bitkisini evinizde yetiştirirken bulunduğu yerin özelliklerine biraz dikkat etmeniz gerekecek. Mesela direk gelen güneş ışığından hoşlanmazlar. Bunun yerine dolaylı yollardan aydınlanan yerler bitki için daha iyi olacaktır. Direk gelen güneş ışığına çok maruz kalması durumunda dekoratif yaprakları bozulacak ve üzerinde lekelenmeler meydana gelmeye başlayacaktır. Tamamen gölge yerlerde de bulundurmayın. Kesinlikle bir şekilde güneş ışığı almalı ama çok maruz kalmamalı. Bu yaprak gelişimi ve bitkinin güzel gelişmesi için çok önemlidir.






Bitkinin sulamasını toprak yüzeyi kurumaya başlayınca yapın. Özellikle de yazın sulama konusuna dikkat etmelisiniz. Çünkü susuz bırakılmaması gerekiyor. Sulamasını sabah saatlerinde mesela 10 gibi yapmanız daha iyi olacaktır. Öğle sıcağında sulama yapılması pek önerilmez. Sonbahara doğru verilen su miktarını azaltın. Özellikle kışın toprak yüzeyine bakarak su verin. Kışın fazla sulama bitkinin ölmesine neden olabilir. Ayrıca kışın oda sıcaklığında ılık su verin.

(Kaynak:http://www.cicekvebitki.com/marginata-cicegi-bakimi-ve-yetistiriciligi.html)

Cici Bir Cüzdan Çekilişi





Yine hoş bir hediye, üstelik de ELFony  üzerindeki tilkiyi kendisi işlemiş...

Katılmak isteyenler:

http://elfony.blogspot.com/2012/11/ylbas-cekilisi-vol-1.html?spref=bl

Herkeslere bol şans...


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...