1 Kasım 2013 Cuma

“Başörtüsü”

(Öncelikle bu postun, sevgili ezgi'nin bloğunda okuduğum şu paylaşımının ardından aklımdaki soruların ifade bulmuş hali olduğunu belirtmek isterim!)

Feminist bakışım ve iktidarı samimi bulmayışım, bu konuda beni iki fikir arasında götürüp getiriyor yıllardır. "Aynı dünya görüşündeki kadın ile erkeğe aynı koşulların sunulmadığı" fikrinden hareketle (feminist yanım), "başörtüsü"nün serbestliğinden yana olmak isterken, iktidarı samimi bulmadığımdan (ve yıllardır  bilinçaltımıza kazınan "eyvah, laiklik elden gidiyor" korkusundan belki de) uzağında buluveriyorum kendimi bu fikrin. Başörtüsüz bir kadın olarak, başörtülü hemcinslerimin zaferi! için sevinmek istiyorum ama olmuyor. Çünkü korkuyorum. Artık başörtüsüz olmayacağından kirlenmiş de hissetmeyeceğini söyleyebilen vekillerimizin ne derece şeffaf olduklarından kuşkuluyum illa ki. 

Kamuda başörtüsü serbestliği, zaten şüpheli durduğumuz "liyakat" kavramının uygulanırlığını sorgulatmıyor mu sizlere de? 
Kariyer basamaklarını çıkarken, başörtülü olanların yolları açıkken başörtüsüz kadınların önü daha mı engellerle dolu sanki şu koşullarda? 
Yoksa ben mi abartıyorum? ,
Başörtüsüz bir kadın kamu çalışanı olarak  iş alanında "eşitlik"  ilkesinin layıkıyla uygulanacağına neden inanamıyorum? 

Bu arada yıllardır ağızlarda sakız olan "türban" sorunu böylece çözüldü ise, kadın üzerinden siyaset de bitmiştir belki. Şimdi siyasiler, oy potansiyeli yaratacak yeni bir konu bulmalılar ki; bir on-onbeş yıl kadar kullanılabilirliği olsun :) Onların da işi zor be :) 


Tam da demek istediklerimi demiş bugünkü yazısında "Güneri Cıvaoğlu". Onunla bitirmek istiyorum:


"Bakmak gerek...
“Başörtüsü” ile nereye varılmak isteniyor?
Demokraside kalmak hedefi eğer amaçsa çıtayı yükseltiyoruz demektir. Fakat... Olay siyaset argümanı çağrışımı yapıyorsa durum farklı olur."


Yazının tamamı için:

Sevgiler...

2 yorum:

  1. sevgili zeze,
    bir kez daha düşündüm yazını okuyunca, yeni bir yazı daha yazıcam;)

    YanıtlaSil
  2. merhabalar, bence merak etmeyin bu ülkede hiç bir zaman başörtülü kadınların kariyer yolu açık kadınlarınkinden daha açık olmadı, hatta her zaman daha geride kalmak zorunda kaldılar(başlarını iş yerlerinde ya da üniversitede kariyer yapmak için açiyor olsalar bile sırf kapalı olduğu için engellenen çok arkadaşım var) bi de zaten başörtülü kadın sadece iş yerinde açıyor, başını iş için açmış kapalı kadın da o kadar belli oluyor ki mutlaka rastlamışsınızdır kılığından kıyafetinden:) zaten başı açıkların önünde olsalar zaten onların normal hayatlarında kapalı olduğu herkesçe biliniyor. o yüzden şimdi de olurdu. böyle birsey olmadığına göre sorun yok:)

    "bir de başörtüsü takmadığı zaman kirlenmiş hissetmek" gibi bir cümleyi iyi araştırın derim. çünkü ben de ilk başta ne demek oluyor bu deyip sinirlenmiştim. ama milletvekiiliyle yapılan o röportajı izleyince olayın ne yazık ki çarpıtıldığını anladım. kadıncağız yalnızca bir müslüman olarak hacdan geldikten sonraki duygularını anlatıyor ve kirlenmek gibi bir kelime yok o konuşmada. size de izlemenizi tavsiye ederim, saygılar, sevgiler:)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...